11 Şubat 2010 Perşembe

Hava nasıl oralarda


Senden ayrı geçen günler
Ha bugün ha yarın biter
Omuzumda bunca yük varken
Biri iner biri biner

 Sen her gece rüyalarımda
Gelip bana ağlıyorsun
Kimbilir beni kimlerden
Sorup haber alıyorsun

Ne haldeyim biliyor musun

Hava nasıl oralarda
Üşüyor musun
Kar yağıyor saçlarıma
Biliyor musun

Bildiğim pek çok doğru var
Gittiğim bir tek yolum var
Şu yürekte kaç yangın var
Biri yanar biri söner

 

Ankara Acıları


Hüznümün dudağıdır gökte acan karanfil
talih, bir cellat gibi vurdu yüreğimizi

ateşler ülkesinde o ve ben, iki mahkum
kah bir sevda çölünde parlayan ay ışığı

kah ruya bahçesinin zehirli sarmaşığı
uzaklardan bir rüzgar esiyor efil efil

sessizlik, acze duşen bir hayal kadar sefil
şimdi gül, ey korkular şehrinin yelpazesi

hasretin o en uzun, acının en tazesi
neden hala tütüyor burnumda karanlıgın
ruhum neden yıllardır kahrının pervanesi

bu esrar senin midir,yoksa gemilerin mi
hemen hergün bir yıldız kayıyor gözlerinden
gözlerin kan ağlayan deniz kadar derin mi
yoksa habersiz misin ruhumun kederinden
ah, bagrımda pütürlü bir bıçak kadar keskin
tabutumu bekliyor ankara acıları
bu ne bir aşk masalı, nede heyula ve kin
dumanlı bir çöküşün en kara acıları

NURULLAH GENÇ

Acı


“kardeşim dedim,

 acılarıma da kardeş olur musun?"

 Cahit Zarifoğlu